Ozon Terapi Nedir?

Ozon, her zaman saf ozon ve oksijenin karışımı halinde kullanılır. Aksi mümkün değildir. Ozon uygulamasına bağlı olarak ozon konsantrasyonu 1 ila 100 ml arasında değişkenlik gösterir.

Oda sıcaklığında bulunduğunda renksiz ve kokusuz bir gazdır. Çok güçlü bir dezenfekte etme özelliğine sahiptir. Tüm dünyada  içme suyu tesislerinde mikropları öldürme amaçlı olarak da kullanılır. Daha çok alternatif tıp alanına giren bu tedavi şekli diğer tedavilere ek olarak tamamlayıcı nitelikte uygulanır.

Ozon terapisini uygulayacak olan doktor yani ozonterapist , terapi alacak olan kişinin durumu ve gerekliliklere göre terapi uygulama dozunu belirler. Ardından uygulamayı gerçekleştirecek olan ozonterapist toplam verilecek olan dozun ne şekilde ve hangi sıklıkla uygulanacağını tespit eder ve planlar.

Medikal ozon çok iyi bir bakteri öldürücü (bakterisidal), mantar öldürücü (fungisidal) ve virüslerin çoğalmasını önleyici (virostatik) etkiye sahiptir. Bu sebeple bulaşıcı yaraların dezenfekte edilmesinde ve bakteri ve virüslerin neden olduğu hastalık tedavilerinde uzun yıllar boyunca tedavi amaçlı kullanılan etkili bir yöntem olmuştur.

Ozon terapisinin önemi ve etkisi ancak son yıllarda fark edilmiştir. Özellikle geçtiğimiz son 20-30 yıl boyunca büyük bir gelişme kaydeden biyokimya, immünoloji gibi bilim alanları sayesinde medikal ozon tekniklerinin hücresel ve metabolik olarak da pozitif yönde etkilere sahip olduğu bilimsel olarak da kanıtlanmış ve ortaya çıkarılması mümkün olmuş durumdadır.

Bu bilimsel araştırmalar sayesinde son zamanlarda medikal ozon terapisi ile tedavi yöntemleri ve olumlu sonuç haberleri ile daha sık karşılaşır olduk.

Düşük doz olarak kullanıldığında medikal ozon bağışıklık sisteminizi aktif hale getirir. Yani uygulanan ozon terapisi sayesinde vücut direncinizin daha da arttığını söyleyebiliriz.

Vücuda uygulanan ozon terapisi ile bağışıklık sistemi daha aktif hale gelir ve bu aktivasyona cevap olarak da vücudunuz bağışıklık hücreleri adı verilen özel maddeleri üretmeye başlar. Üretilen bu maddeler sayesinde hastalıklara direnmek için bütün bağışıklık sisteminiz uyarılmış olur. Uyarılan bütün bu bağışıklık sistemi zincirleme halinde pozitif bir etki yaratır ve diğer bağışıklık hücrelerinizi bundan haberdar eder. Genellikle medikal ozon terapisi bağışıklık sistemi zayıf düşmüş kişilerde uygulandığında oldukça başarılı sonuçlar alınmasını sağlamıştır.

Az miktar dozlarda uygulanan ozon terapisi uygulamasına “majör otohemoterapi” denir.  Uygulama sonucunda vücut kendi antioksidanlarını, serbest radikalleri zararsız hale getirir ve enzimleri aktif hale getirir.  Bu uygulama sonucunda kan ile karışmış olan ozon gazı hemen çözünür ve saniyeler içerisinde çok kısa bir sürede kanı oluşturan hücresel yapılar ile kanın serum kısmındaki maddeleri etkileşim içine sokar, bu etkileşim sayesinde birçok sayıda reaksiyon başlamış olur.

Alyuvarlar ve akyuvarlar kanın hücresel kısmını oluşturan başlıca hücrelerdir. Medikal ozon terapisi ile uygulanan tedaviler sayesinde alyuvarlar ile kanın maksimum derecede oksijen taşıması hedeflenir.  Akyuvarlarda başlayan reaksiyon ise vücudun savunmaya geçmesini ve onarım mekanizmasının yavaş yavaş harekete geçmesini sağlar.

Kanın serum kısmında yer alan maddelerden özellikle yağ asitleri ve trigliseritler ile ozon gazının meydana getirdiği bileşikler zamanla vücuttaki zararlı yağ çeşitlerini azaltacak ve bunu sürekli halde yapmak için önemli bir rol alacaktır.

Medikal ozonun bir diğer özelliği ise kan dolaşımını artırmaya yardımcı olmasıdır. Bu özelliği sayesinde kan dolaşımındaki bozukluktan kaynaklanan birçok hastalığın tedavisinde ve bu fonksiyonların yeniden çalışır duruma gelip canlanmasında ozon terapisi oldukça büyük bir etkiye sahiptir.

Tüm bu özelliklerine baktığımızda asında ozon terapisinin diğer vücuda dışarıdan verilen ekstra  tedavilerden çok farklı olduğunu ve vücudu kendi kendine harekete geçirmesi özelliği ile de doğal bir tedavi etme yöntemi olduğunu söylemek yanlış olmaz.

Ozon terapisi tüm dünyada geleneksel tedavi ve tıbbi tedavilerin en önemli yardımcıları olmaya başlamıştır.

Ozon Terapisi İle İlgili Bilinmesi Gereken 3 Şey

Ozon son yıllarda özellikle doğanın sunduğu bir  mucize olarak kabul edilir ve ozon terapi adı altındaki uygulama şekliyle birçok hastalığın tedavisinde olumlu sonuçları ile karşımıza çıkmaktadır.

Ozon genel yapısı itibari ile çok etkili bir dezenfekte etme özelliğine ve bağışıklık sistemini güçlendirmek için hastalıklara karşı direnç oluşturmakta oldukça etkili ve yardımcı bir bileşkedir. Aynı zamanda hücrelerin oksijen oranını artıracağından yaşlanmayı geciktirir ve birçok estetik cerrahi işlemlerinde de başvurulan bir yöntem olmuştur. Vücuttaki kronik yorgunluk hissini yok etmeye yardımcı olur. Ozon terapisi vücuttaki iyileşmeyi hızlandırır ve hastalığa neden olan bakteri,virüs ve toksinleri öldürür. Toksinlerden ve bakterilerden arınan vücut daha sağlıklı ve dirençli olur.

Ozon Terapisi Nedir?Ozon tedavisinin farklı birçok uygulanma yöntemi vardır. Kan yoluyla kas içine enjekte etmek,cilt altına torbalama yöntemi ile rektal ve vajinal gibi yöntemlerle birçok hastalığın tedavi edilmesinde, insan sağlığını dış etkilere karşı korumak için yardımcı tedavi uygulaması olarak rahatlıkla uygulanabilmektedir.

Ozon tedavisi uygulanmaya başlandıktan birkaç seans sonrasında özellikle kronik yorgunluk şikayetlerinin yok olduğunu ve hastanın fiziksel güç olarak da gözle görülecek derecede vücut direncinin arttığını gözlemleyebilirsiniz. Ozon tedavisi sonrasında bağışıklık sistemi de güçleneceği için gribal hastalıklara karşı daha dirençli konuma gelmiş olursunuz. Vücut direnciniz arttığı için uykusuzluk probleminiz var ise bu sorun çözülmüştür uyku kaliteniz artmış, uykusuzluğun neden olduğu bel ve boyun bölgelerindeki ağrılar büyük oranda azalmıştır. Kas ve eklem ağrılarınız da artık azalmış cinsel istek ve performansınızda ciddi bir artışın meydana gelmiştir. Bu etkiler haricinde fiziksel olarak da yorgunluk ve stres halinizde azalma meydana gelmiştir.

Tüm dünyada oldukça yaygın ve popüler bir tedavi yöntemi olan ozon terapi uygulamaları son yıllarda ülkemizde de merak uyandırmış ve yaygın hale gelmiştir. Bu terapinin mutlaka uzman bir hekim tarafından uygulanıyor olması önem arz etmektedir. Genellikle alternatif tıpta kullanılan ve klasik tedavilere de ek-yardımcı nitelikte olan bu tedavi yöntemi ile ilgili bilmemiz gerekenleri 3 ana başlıkta toplayabiliriz.

 

  • Ozon Tedavisinin Kullanıldığı Alanlar
  • Her türlü bağırsak hastalıkları
  • Her türlü cilt hastalıkları ve lezyonları
  • Dolaşım bozukluklarından kaynaklanan hastalıklar
  • Bulaşıcı yara tedavilerinde
  • Her türlü göz rahatsızlıkları
  • Kanser tedavisinde
  • Virüs kaynaklı hastalıklarda
  • Yaşlı kişilerde bazı hastalıklara önlem amaçlı
  • Romatizmal hastalıklarda
  • Zayıflama tedavilerinde

 

  • Ozon Uygulama Yöntemleri
  • Sauna – cilt yolu ile
  • Yara tedavisinde
  • Cilt altına uygulama ile (ozon mezoterapisi)
  • Kan yolu ile (majör otohemoerapi)
  • Kas yolu ile (minör otohemoterapi)
  • Rektal ve vajinal uygulama ile
  • Kulak içinden uygulama
  • Burun yolu ile uygulama
  • Ozon içerikli su, zeytinyağı ve pomat vb.
  • Eklem içi uygulama ile

 

  • Başlıca Uygulama Şekilleri

İnsan sağlığını negatif yönde etkileyen yağ asitleri, metabolik elementler ve zararlı toksinler vücuda zarar vermeden önce atılmasına yardımcı olacak yöntem ozon saunadır. Ozon sauna uygulamasında yaklaşık yarım saatlik bir seansta ortalama 500 kalori kadar harcayıp istediğiniz seviyede kilo kaybedebilirsiniz.

Ozon içerisinde bulunan oksijenler yağları yakarak enerjiye dönüştürür, bu size hem kilo kaybı hem de enerji sağlar. Ozon terapisi sauna şeklinde uygulandığında oluşan buharla gözenekler genişler ve oksijen derinize daha etkili ve yoğun bir şekilde nüfuz eder, yağlar yanar ve enerjiye dönüşür.

Selülit tedavisinde de oldukça etkili bir yapıya sahip olan ozon terapi bu tedavilerin sonuçlarında da olumlu olarak karşımıza çıkar. Ozon uygulaması kan dolaşımını artırdığından cildin yenilenmesini ve daha parlak ve pürüzsüz bir yapı kazanmasını sağlar.